Bir İşe Alım Uzmanının İtirafları 4: Okullar Açılmış İken İş-Yaşam Dengesi(zliği)

Bir İşe Alım Uzmanının İtirafları 4: Okullar Açılmış İken İş-Yaşam Dengesi(zliği)

Yaklaşık okuma süresi 1 dakika


 

Eylül ayının o kendine has telaşını bilirsiniz. Bir yanda kapanması gereken hedefler, bütçe toplantıları; diğer yanda yeni bir okul dönemi, alınacaklar listesi ve bir anda değişen ev düzeni.

15 yıldır işe alım sektöründeyim, yüzlerce yöneticiyle pazarlık yaptım, binlerce adayla görüştüm. Ama itiraf etmeliyim ki hiçbir zorluk, çocuklu ve çalışan bir kadın için iş-yaşam dengesini senkronize etmeye çalışmak kadar çetin olmuyor.

İlk İtirafım: Denge yok, dengesizlik var. Asıl mesele, dengesizliği yönetmek.

Evet, bir işe alım yöneticisi olarak bunu söylüyorum. Denge, iki kefesi eşit bir terazi gibi statik bir şey değil. Hayat daha çok bir sörf tahtası gibi; sürekli değişen dalgaların üzerinde ayakta kalmaya çalışıyorsunuz.

Bir gün bakıyorsunuz, oğlumun veli toplantısı en kritik müşteri sunumuyla aynı saate denk gelmiş. Diğer gün, onun proje ödevi için sabahlarken, ertesi günkü işe alım stratejisi sunumunu düşünüyorsunuz. İşte bu anlarda denge değil, önceliklendirme ve kriz yönetimi devreye giriyor.

Ve size bir sır vereyim, bu beceriler bir çalışanı yönetici yapan temel yetkinliklerdir.

İkinci İtirafım: Mülakatlarda bir adayın çocuk sahibi olduğunu öğrendiğimde, endişelerinden önce potansiyel süper güçlerini görüyorum.

Bir adayın, “Çocuğum olduğu için esnek çalışabileceğim bir düzen arıyorum,” dediğinde, duyduğum şey bir talep değil, bir strateji.

Bu cümle, o kişinin zamanını ne kadar iyi yönetmek zorunda olduğunu, bir B planının her zaman cebinde olduğunu ve multitasking’in onun için bir iş tanımı değil, bir yaşam biçimi olduğunu gösterir.

Elbette, adayın bu dengeyi nasıl kuracağına dair somut bir planı olup olmadığını anlamaya çalışırım. Ama asla bir ebeveynin sorumluluklarını, onun profesyonel yetkinliklerine bir ket olarak görmem. Aksine, bu sorumluluklar sayesinde kazandığı sabır ve çözüm odaklılık, onu çoğu zaman diğer adayların önüne geçirir.

Son İtirafım:

Bu dengeyi kuranların sihirli bir değneği yok; sadece daha net sınırları ve daha dürüst bir iletişimleri var.

Bu kaosu yönetmenin sırrı, her şeye aynı anda yetişmeye çalışmaktan vazgeçmekte yatıyor.

En başarılı profesyonel ebeveynlerde gördüğüm ortak özellikler şunlar:

  1. Net Sınırlar: Akşam saat 7’den sonra gelen acil olmayan bir e-postayı, ertesi sabaha bırakma cesaretini gösterirler. Çünkü bilirler ki, o an çocuklarıyla geçirecekleri kaliteli zaman, ertesi gün işe daha motive başlamalarını sağlayacaktır.
  2. Şeffaf İletişim: Yöneticileriyle ve takımlarıyla açık konuşurlar. “Cuma günü 15:00-16:00 arası oğlumun okul etkinliğindeyim, öncesinde tüm işlerimi tamamlayacağım” demek, bir zayıflık değil, sorumluluk ve planlama göstergesidir.
  3. Destek İstemek: Hem işte hem evde destek istemekten çekinmezler. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz, ama organize olmak zorundasınız.

Kısacası, okulların açılmasıyla başlayan bu maratonda hepimiz aynı gemideyiz. Unutmayın, iyi bir ebeveyn olmanın getirdiği beceriler, sizi aynı zamanda daha iyi bir profesyonel yapar. Şimdi izin verirseniz, oğlumun matematik projesi için çıktı almam gerekiyor.

SON HABERLER

sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.